Türkiye’nin ‘meşru hedef’ çıkışı için çarpıcı açıklama: Hesaplaşma vakti gelebilir

Türkiye'nin 'meşru hedef' çıkışı için çarpıcı açıklama: Hesaplaşma vakti gelebilir

Geçtiğimiz günlerde Ankara’da İçişleri Bakanlığı’na yönelik saldırı girişimine ilişkin detaylar netleşiyor. Güvenlik güçlerinin elde ettiği kritik bilgilerden biri de saldırıyı gerçekleştiren iki teröristin Suriye’den geldiği gerçeği.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Bedelini ağır ödeyecekler” sözleri sıcaklığını korurken, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın süreçle ilgili ifadeleri geniş bir çevrede etkiye neden oldu.

ÜÇÜNCÜ TARAFLARA ‘UZAK DURUN’ ÇAĞRISI

Fidan’ın açıklamalarının diplomatik açıdan ne anlama geldiğine geçmeden önce basın toplantısındaki cümleleri hatırlatmakta fayda var… Ankara’daki saldırıya ilişkin yapılan çalışmalar neticesinde iki teröristin Suriye’den geldikleri ve burada eğitim gördüklerini anlatan Fidan, “Irak ve Suriye’de PKK/YPG’ye ait bütün altyapı, üstyapı enerji tesisleri bundan sonra güvenlik güçlerimizin, istihbarat unsurlarımızın topyekün meşru hedefidir” ifadesini kullandı.

“Üçüncü tarafların PKK’lı, YPG’li tesislerden ve şahıslardan uzak durmasını tavsiye ediyorum” diyen Hakan Fidan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin Ankara’daki terör saldırısına cevabının çok net olacağını vurguladı.

Türkiye’den terör örgütü işbirlikçilerine net uyarı: Vuracağız uzak durun

“BU CÜMLELERİ FİDAN’IN KURMASI DİKKATE DEĞER”

TRT Haber‘e konuşan Emekli Büyükelçi Uluç Özülker’e göre Hakan Fidan’ın açıklamaları son derece kritik. Ancak kritik olma durumu sadece ifade edilen cümlelerle alakalı değil. Özülker bu nedenle Fidan’ın açıklamasını değerlendirmeden önce ayrı bir parantez açarak anlatmaya başlıyor…

Dışişleri Bakanlığı’nın icra açısından pek de önde olmadığı gerçeğine işaret ediyor. Ancak Fidan’ın daha önce MİT Başkanlığı görevinde bulunup şimdi Dışişleri’nin 1 numaralı koltuğuna geçişini anımsatıyor ve “İcra için geri planda kalan bir Bakanlık olsa da Fidan’ın bu cümleleri kullanması çok net bir şekilde bunun Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi devlet görüşü olduğuna işaret ediyor” diyor.

“ENERJİ TESİSİ DEDİĞİNİZ ZAMAN AKLA DEYRİZOR GELİYOR”

Açıklamadaki meşru hedefler listesinde altyapı ve üstyapı kısmını biraz genel geçiyor Uluç Özülker. Türkiye’nin bu hedefleri bir süredir zaten vurduğunu ve gelecekte de vurmaya devam edeceğinden bahsediyor.

Asıl dikkat çekmek istediği yere geliyor ve ‘PKK-YPG’ye ait enerji tesislerinin meşru hedef olacağı’ söyleminin altını çiziyor.

“Enerji tesisi dediğiniz zaman bunun adı Deyrizor’dur” diyor. Burayı ABD’nin elinde tuttuğunu hatırlatıyor ve bölgedeki enerji tesislerinden elde edilen gelirin doğrudan terör örgütünü fonlama işinde kullanıldığına vurgu yapıyor.

“TÜRKİYE KENDİ GÖBEĞİNİ KENDİSİ KESECEK”

Uluç Özülker, Suriye Devlet Başkanı Esed’ın kısa süre önce Çin’i ziyaret ettiğini ve dönüşte yaptığı açıklamada ülkesindeki petrol kuyularının gasp edilmesi nedeniyle YPG’ye karşı olduğunu söylediğini hatırlatıyor.

Ankara’nın hem ABD hem de bölgedeki tüm ülkelere PKK ile YPG’nin aslında aynı şey olduğunu anlatmak için yoğun çaba sarf ettiğini ancak karşı tarafın bu gerçeği bir türlü kabul etmediğini kaydedip, devam ediyor:

“Suriye, en önemli gelir kaynağını terör örgütüne kaybetmiştir. Bu ABD eliyle yapılmıştır. Bölgedeki enerji denkleminin bam teli Deyrizor’dur. Ve siz buraya yönelik bir adım atarsanız Ankara-Washington hattında işler farklılaşır.

Normal şartlarda bizim hem Suriye hem de Irak’ta terörle mücadelemiz sürüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde ‘Bir gece ansızın gelebiliriz cümlesini unutmasınlar’ vurgusu çok kritik. Önce Sayın Cumhurbaşkanı, ardından Bakan Fidan aslında aynı noktaya temas ediyor.

Daha önce imza atılan ve 32 kilometrelik bir derinliğe inen güvenlik koridoru meselesini anımsayalım. İmzalar atıldı ama bazı ülkeler sözlerini tutmadı. Türkiye, bugün itibarıyla bu sözlerin hatırlanması gerektiğini, aksi halde gerekirse kendi göbeğini kendisinin keseceğini dünyaya ilan etmiştir. Ve bunu yapacak güçtedir.”

“HESAPLAŞMA VAKTİ GELEBİLİR”

Türkiye’nin Suriye’deki üç bölgeye barış ve huzur getirdiğini sözlerine ekliyor Özülker ancak kimi çevrelerin bu durumdan rahatsız olduğunu, terörü ülkemize taşımak istediklerini ve Ankara’daki saldırının da bu duruma son örnek olduğunu söylüyor.

“Gelinen nokta itibarıyla Suriye ya da Irak’ın kuzeyi veyahut iç bölgeleri fark etmez… Türkiye, güney komşularıyla yeni bir süreç başlatıp ipleri yeniden ele almak zorunda” diyen Özülker, “Gerekirse ABD dahil bölgedeki tüm güçlerle hesaplaşılır. Er ya da geç bu noktaya gelinecekti. Tabii ki böyle adımların özellikle ekonomik açıdan çok ciddi zorlukları olur. Riskli ve pahalı bir yoldur bu. Ancak hiçbir şey devlet ve millet olarak huzurumuzun üzerinde olmamalıdır” cümlesiyle sözlerini tamamlıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x