Bakan Yumaklı’dan Dünya Gıda Günü’nde ”Gazze’de gıda hakkı” vurgusu: Kabul edilebilir bir durum değil

Bakan Yumaklı'dan Dünya Gıda Günü'nde ''Gazze'de gıda hakkı'' vurgusu: Kabul edilebilir bir durum değil

Yumaklı, Orman Genel Müdürlüğü Konferans Salonu’nda Dünya Gıda Günü kapsamında düzenlenen programda etkinliğin ana temasının “Su hayattır, su gıda demektir. Kimseyi geride bırakma” olduğunu anlattı.

Küresel gıda krizinin etkisinin artmasıyla birçok ülkede lojistik kayıplar ve ürün tedarik sıkıntısı gibi konuların gündeme geldiğine işaret eden Yumaklı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın inisiyatif alarak, 33 milyon tonluk gıdanın Karadeniz’de diğer ülkelere ulaşmasını sağlamasının birçok ülkenin gıda krizine sürüklenmemesi için önemli bir adım olduğunu anlattı.

Yumaklı, İsrail-Filistin çatışması nedeniyle son 10 gündür Gazze’de yaşanan durumlardan dolayı bölgedeki insanların gıdaya ulaşmalarının yanında hayat haklarının da ellerinden alındığına dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

“Burada kadınlardan, yaşlı ve çocuklardan bahsediyoruz elbette. Orada maalesef bir yaşam mücadelesi söz konusu. İnsanların en temel haklarından yoksun bırakılması hiçbir şekilde kabul edilebilir bir durum değildir. Bunu da başta gıdaya da ulaşma hakkı da olmak üzere, Dünya Gıda Günü’nde bir kez daha ifade etmek istiyorum. Elbette Türkiye Cumhuriyeti, Sayın Cumhurbaşkanımız başta olmak üzere, bütün kurumlarıyla bu hiç kimsenin kabul edemeyeceği durumu engellemek, sona erdirmek için yoğun çaba içerisinde. İnşallah çok kısa bir zamanda son bulur.”

SU EKSENİNDE TARIMSAL ÜRETİMİN PLANLANMASI

Yumaklı, tarımsal üretim yapılırken ülkenin ihtiyaçlarının bilinmesinin en önemli nokta olduğunu dile getirerek, özellikle su ekseninde tarımsal üretimin planlanması konusunu gündeme getirdiklerine işaret etti.

Suyun ve gıdanın israfıyla ilgili nelerin yapılacağı konusunda herhangi bir şüphe olmadığını anlatan Yumaklı, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hepinizin elinde planları, programları var. Bunlar üzerinde uzun uzun çalışılmış, eksik olan ya da yapmamız gereken husus artık yarın değil hemen şimdi, bugünden itibaren bunları uygulamak, bunları hayata geçirmek. Ben, Tarım ve Orman Bakanı olarak, buradaki mesai arkadaşlarım başta olmak üzere bütün kamu görevlilerine artık ellerimizdeki planları çok daha hızlı uygulamamız gerektiğini öneminin altını çizmek istiyorum. Eğer elimizdeki kaynakları olması gerektiği gibi kullanmazsak, 2030’dan sonra artık çok daha ciddi bir tabloyla karşı karşıya kalmamız içten bile değil. Su merkezli bir üretim planlaması eğer hayata geçirmemiz lazım.”

“ÜRETİCİLERİMİZİN MALİYETLERİ ÇALIŞMA BAŞLIKLARIMIZDAN”

Su kaynaklarının nüfus artışı ve tüketim alışkanlıklarındaki değişikliklerle baskı altında olduğunu vurgulayan Yumaklı, şunları kaydetti:

“Ülkemiz Paris Antlaşması’na taraf olduktan sonra Cumhurbaşkanımızın 2053 net sıfır emisyon hedefiyle yeşil kalkınma devrimi vizyonu ilan edilmiş oldu. Bu bağlamda iklim eyleminin güçlendirilmesi Avrupa Yeşil Mutabakatı’na uyum ve kalkınma hedeflerine yönelik yapılacak olan çalışmalar da önümüzdeki sürece ilişkin önemli konu başlıklarımız olarak karşımızda duracak. Üreticilerimizin maliyetleri, onların tarımsal sulamayla ilgili bilinçlendirilmesi konusu da yine bizim çalışma başlıklarımızdan.”

Yumaklı, su kaynaklarının azalacağının tahmin edildiğine ve bu yüzden suya göre tarım ilkesini gündeme getirdiklerine işaret ederek, “Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi ‘suda sıfır kayıp’ yaklaşımını himayelerine aldı ve kendilerinin sayesinde ulusal su seferberliğini başlattık.” diye konuştu.

“ÇİFTÇİLER SUYUN DOĞRU DOĞRU KULLANIMI İÇİN BİLGİLENDİRİLMELİ”

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Orta Asya Alt Bölge Koordinatörü ve Türkiye Temsilcisi Viorel Gutu da tarım sektörünün dönüştürülmesinin küresel su krizine çözümler sunacağını belirterek, çiftçilerin suyun doğru kullanımı için bilgilendirilmeleri gerektiğini anlattı.

Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Başkanı Demir Şarman da su mücadelesinin temelinde yatan asıl sebebin yoksul ülkelerdeki nüfus artışı değil, zengin ülkelerdeki tüketim artışı olduğunu belirtti. Şarman, “Su güvenliği, Türkiye için gelecek yıllarda önemli bir sorun olacak. Su riskini en aza indirmenin ve su direncini artırmanın yanı sıra ülkemizi küresel ekonomide avantajlı bir konuma getirmek için çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik, Türkiye’nin su politikasının ana unsuru haline gelmelidir.” ifadelerini kullandı.

Oyuncu ve FAO destekçisi Engin Altan Düzyatan da suyun önemini vurgulayan bir konuşma yaptı.

Açılış konuşmalarının ardından tarımda suyu verimli kullanan üreticilere plaket verildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x